top of page
Ara

Psikanalitik Pencereden Gebelik: Ruhun İlk Yolculuğu

  • Yazarın fotoğrafı: Mervenur Çelik
    Mervenur Çelik
  • 30 Oca
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 Şub


Gebelik dönemi, kadının vücudunu bebeğiyle paylaşmaya başladığı, hem fizyolojik hem de

duygusal olarak bu sürece yatırım yaptığı ve nihayetinde doğumla birlikte ayrılığı yaşadığı bir

süreçtir (Sayın Tamerk, 2019). Bir kadının hamile kalması, hem kendisi hem de çevresi için,

üreme fonksiyonlarının yanı sıra cinselliği içeren bir bedene sahip olduğunu ortaya koyar. Bu

durum, kadının cinselliğini daha görünür kılmasının yanı sıra, annesi gibi bir bedene sahip

olduğunu da kanıtlama arzusunu yansıtır (Erikson, 1959; Pines, 1978). Gebelik süreci, tıpkı

ergenlik gibi, bedensel ve ruhsal dönüşümlerin yoğun yaşandığı bir dönemdir. Kadın, hem

bedensel değişimlerine hem de psikolojik süreçlerine uyum sağlamak durumundadır. İlk kez

hamile kalan kadın, bir yandan nesiller arası bir geçiş yaşarken, diğer yandan geri dönülemez

bir yaşamın başlangıcına adım atar (Erkay Sala, 2020). Doğal yollarla hamile kalan bir kadın,

bedenindeki değişiklikleri hızla fark eder ve bu değişimler, karnındaki bebekle ilgili bilgiler

verir. Gebelik, hem psikolojik hem de fizyolojik açıdan zorlayıcı bir süreçtir. Doğumla ilgili

birçok korkuyu barındırabilir; çocuğun hasta ya da fiziksel bir engelle doğması veya ölü

doğması gibi kaygılar yaratabilir. Aynı zamanda gebelik, kadının kadınlık kimliğini de

vurgular (Sirol, 2003). Kadının gebelik sürecindeki deneyimi, annesiyle olan ilişkisiyle de

yakından bağlantılıdır. Eğer anne, kendi çocukluk döneminde yeterince ilgi ve bakım

görmüşse ve annesi onun doğumuna dair olumlu duygulara sahip olmuşsa, kadının gebeliğe

dair düşünceleri de olumlu yönde ilerleyebilir (Limnili Özeren, 2019).Lester’a göre hamilelik,

kadının psikolojik açıdan üç aşamalı bir dönüşüm yaşadığı bir süreçtir. İlk aşamada, büyüyen

bebeğin vücudu değiştirmesiyle ortaya çıkan endişeler öne çıkar. İkinci aşamada ise annenin

geçmişten gelen çözülmemiş sorunları gün yüzüne çıkar. Son aşamada ise bebeğin

hareketlenmesi ve büyümesiyle beraber bedensel rahatsızlıklar ve beden algısındaki

bozulmaya bağlı hayal kırıklıkları yaşanabilir (Jessee, 1996; Erdem Atak, 2009).Bydlowski,

gebelik döneminde kadının psikolojik dünyasında unutulmuş ya da bastırılmış anıların ve

duyguların su yüzüne çıkmasını “ruhsallığın saydamlaşması” olarak tanımlar (Bydlowski,

2001; Erkay Sala, 2020). Mariotti'ye göre gebelik, başlangıcı ve sonu belli olan sınırlı bir

süreçtir. Bu süreç sona erdiğinde hem anne hem de bebek yeni bir yaşama adım atar. Gebelik

dönemi, hem geçmişin gözden geçirildiği hem geleceğin düşünüldüğü hem de yaşam ve ölüm

hakkında değerlendirmelerin yapıldığı bir dönemdir (Mariotti, 2012; Kaya Fidan, 2019).


 
 
 

Comments


bottom of page